Çocuklarımızın okul sınavlarında ve özellikle
Anadolu Lisesi, Üniversite sınavlarında stres altına
girmesinin nedenlerini sorguluyorduk. Burada en önemli
nedenlerden biri ailenin yanlış yaklaşımlar sergilemesi,
örneğin çocuğuna güvendiğini ifade ederken yapılan
yanlışlığın çocukta baskı unsuru oluşturabileceğini,
başka çocuklarla yapılan karşılaştırmanın da baskı
oluşturabileceğini ve çocuğun kapasitesi dikkate alınmadan
yüksek hedefler koyulmasının stres altına girmelerine
neden olduğuna dikkat çekmiştik.
 |
Ailenin tutum ve tavırlarıyla ilgili
olarak en çok dikkat etmesi gereken durumdan bir diğeri
de kardeşler arası rekabet ilişkisidir. Pek çok anne
baba abla ya da abinin başarısını kardeş için koz
olarak kullanır ve onu güya daha fazla çalıştırmak
için örnek gösterir. Anne baba olarak aslında hepimizin
bildiği bir şey var ki, çocuklarımızın aynı özelliğe
sahip olmadığıdır. Aynı anne babanın yetiştirdiği
çocuklar pek çok yönleriyle birbirlerinden çok farklı,
ayrı özelliklere sahiptir. Örneğin çocuklardan biri
düzenli, diğeri çok savruk olabilir oysa anne babaların
aynı, çocuklardan biri sokulgan, insan ilişkilerinde
başarılı dışa dönük diğeri suskun, silik ve içe kapanık
olabilir oysa anne babalar aynı... çocuklardan biri
sorumluluk sahibi günü gününe çalışan, düzenli diğeri
zorla ders başına oturtulan, bağırış çağırış ders
çalışan biri oysa anne babaları aynı.
Çok kısaca ayrımladığımız bu farklılıklardan
sonra nasıl olur da biz “bak ablan ne kadar çok çalışıyor
ve ne güzel bir okul kazandı, bu çalışmayla senden
hiçbir şey olmaz” diyebiliriz. Kimi insan 30dk’ da
bir diğerinin 2 saatte öğrendiğini öğrenebilir, pek
çok zeki çocuk derste çok iyi dinleyerek çok az ders
dışı çalışmayla başarılı olabilir.
Biz çocuğumuzun daha iyi olmasını istediğimiz
ve daha çok çalışmasını sağlamak için örnek gösterip
onun gibi olmasını istediğimiz abi / abla ilişkisini
zedelediğimizin farkında mıyız? Evet niyetimiz iyi,
çocuğumuz çok çalışsın istiyoruz, çok iyi puanlar
alsın istiyoruz bunu sağlamak için de abla / abiyi
kullanıyoruz. Yaptığımız bu değil mi? Sonuçta abla
/ abisine dişbileyen, düşmanca duygular besleyen,
zaten var olan sorunlara bir de bunu ekleyerek iki
kardeşin iyi geçinmesini bekliyoruz. İstediğimizin
imkansız olduğunu görebiliyor musunuz?
Sonuçta hem çocuğumuz daha fazla çalışmıyor.
Çünkü abi ya da ablasıyla karşılaştırıldığı için öfkeleniyor,
kızıyor vb. duygular içinde oluyor hem de aile içi
barışı bozacak zedeleyecek ortamlar oluşuyor.
Hiç kimsenin kazançlı olmadığı bu kısır
döngüden çıkmak her açıdan yararlı olacaktır.
Yapılması gereken çocukların birbirinden
farklı olduklarını kabul etmek. Bunu söyleyerek değil
davranışımızda göstererek kabul etmek ve çocuklarımızı
harekete geçirebilmek için daha yaratıcı fikirler
üretmek gerekir. İki kişiyi birbirine düşürmek çok
kolay bulunacak bir yol. Zor olan harekete geçirmeye
çalıştığımız çocuğumuzu özelliklerine uygun onun kişiliğini
zedelemeyecek ve kimseyle ilişkisini bozmayacak yöntemler
geliştirmektir. “Sen aptalsın zaten, yapamayacağını
biliyorum” demek herkesin yapabileceği bir şeydir.
Ama çocuğun özelliklerini dikkate alarak çıkış noktaları
bulmak ve amaca ulaşmak zordur. Bu noktada dışarıdan
bir yardım beklemek, boşunadır. Her anne baba çocuğu
için çok yaratıcı ve özverili olabilir. Siz yeter
ki kolaya kaçmayı denemeyin. Her şey için olduğu gibi
bu konuda da içimizdeki potansiyelin ne kadar büyük
olduğunu keşfetmemiz dileğiyle.