İlişkilerimizde kendimizi
karşımızdakinin yerine koyabildiğimiz ve olayları
onun
gözünde görebildiğimiz
ölçüde daha az sorun yaşarız. Bu durum psikolojide
empati kavramı içinde kullanılır. Empatik davranmak
tüm ilişkilerimizde olduğu gibi çocuklarımızla olan
ilişkilerimizde de harikalar yaratır.
Düşünün hafta içi her gün giyinerek sokağa
çıkan ve evinde çok az zaman geçiren bir çocuk tatil
günü gezmeye gitmek istemiyor. Kendine sunulan seçenekleri
geri çeviriyor. Birinci tarz yaklaşımda “ne nankör
çocuksun bak seni gezdireyim dedim istemedin şimdi
otur oturduğun yerde” şeklinde olur. Empatik yaklaşımda
ise “Aslında haklısın bütün hafta evde değilsin evin
keyfini çıkarmak istedin.” şeklinde olur.
Hangisinde ilişkiler zarar görmez? Elbette
ikincisinde her zaman kendimizi karşımızdakinin yerine
koymanız halinde onun, o davranışı neden yaptığını
daha iyi anlarız bu da sorunları azaltır.
Sabah derslerine geç kalan (2 saat kadar)
öğrenci benden sınıfa kabul kağıdı almak istediğinde
şimdi seninle yerlerimizi değişsek, sen ben olsan,
ben de sen olsam, karşına geçip “hocam geç kaldım,
derse girebilir miyim?” desem ne yaparsın? Diye sorduğumda
büyük bir kısmı derse almazdım diye yanıt veriyor.
Ama “bu saatte gelinmez, derse almıyorum” desem beni
anlamayacakları için suçlarlar ve kızarlar. Empati
bütün insan ilişkileri için sihirli bir araç aslında.
Annenin çocuğu, çocuğun anneyi, çalışanın
patronu, patronun çalışanı anlaması ve daha iyi anlaşmaları
için sihirli bir araç.
İnsanın karşısındaki tarafından anlaşıldığını
bilmesi çok büyük bir rahatlama yaratır. Düşünün çocuğunuz
yere düşmüş ve canını acıtmış ağlıyor, siz de ona
“aman bu kadar ağlayacak ne var, amma da büyüttün,
yeter artık” diyorsunuz. Çocuğunuz ne hissedecektir
“beni anlamıyor”, “benim duygularımı paylaşmıyor”,
“benim acımı küçümsüyor” gibi, bu ise ilişkinizi zedeleyecek
bir yaklaşım-dan başka bir şey olmayacak.
Canı acıdığı için ağlayan çocuğumuzun
“canının yandığını biliyorum, yapabileceğim bir şey
var mı?” şeklinde duygularını paylaştığımızda ağlamayı
kesecektir. Yaptığımız sadece onun duygularını anladığımız
mesajını vermek oldu. Bu ise sorunu çok daha kolay
çözdü.
Gerçekten de bize kolay ya da basit gelen
şeyler çocuğun dünyasında çok daha zor ve karmaşıktır.
Kendi bakış açımızla “ne var canım bunda bu kadar
korkacak” diyen ebeveyn çocuğun korkusunu küçümsüyor
ve onu anlamadığını vurguluyor ama kendini küçük,
deneyimsiz çocuğu yerine koyduğunda ifadesi “hadi
o zaman ben sana biraz yardım edeyim” şekline dönüşüyor.
Bu da ilişkiler açısından çok daha olumlu değil mi?
Bütün gün evde yorulmuşsunuz, bir sürü
iş yapmışsınız eve gelen eşiniz “Aman ne yaptın ki
bu kadar yorulmuş olabilirsin bütün gün evdeydin”
dediğinde neler hissedersiniz? Aynılarını çocuklarımıza
yaşatmamak için olayları çift yönlü değerlendirmemiz
en iyisi.
İlişkilerimize yeni boyutlar kazandırmak
ve daha iyi anlaşılmak dileğiyle.