RÜŞVET KARŞILIĞI YEMEK...

Her anne çocuğu için her şeyin en iyisini ister ve bunu sağlamaya çalışır. Bu çabalardan biri de yemekle ilgilidir.

Yemek yeme alışkanlığı doğru bir biçimde kazanılması gereken bir alışkanlık olmasına rağmen evlerimizde bununla ilgili sorunlar yaşanmaktadır.

Öncelikle yemek yemek neden bir soruna dönüşür bunu saptamaya çalışalım.
Çocuklar bizim sandığımızdan daha gelişmiş varlıklardır ve bizim duygularımızı kullanmayı da çok iyi bilirler.

Bilirler ki yemek yemezlerse anneleri üzülür ve onlara rüşvet verirler. “Yemeğini güzel yersen parka gideriz, tabağındakini bitirirsen çikolata yiyebilirsin, bu yudumu da al bak, televizyonu açacağım.” gibi. Ucunda çifte kazanç olan bir eylem planını güzelce uygularlar, elbette ki 2 yaşındaki bir çocuğun bu davranışı sezgiselken 5 – 6 yaşındaki bir çocuğun davranışı son derece bilinçli olmaktadır.

Bu nedenle yemekle başka şeyler arasında ilişki kurmanız hiçbir şekilde doğru değildir. Yemek yapmak bizim sorumluluğumuz yemek ise çocuğumuzun sorumluluğudur. O’ na bu sorumluluğuna sahip çıkabilme fırsatı vermeliyiz. Aksi taktirde çocuğumuz yanlış mesajlar alacak ve yanlış genellemelere ulaşacaktır.

Örneğin:
Mesaj 1: Yemek yemezsen ben üzülürüm (Anne)
Genelleme: Yemek yemezsem annemi üzerim, onu üzmek ve cezalandırmak istediğimde yemek yemem. (Çocuk)

Mesaj 2: Yemek yemen için elimden geleni yaparım. (Anne)
Genelleme: Annem nasılsa bana rüşvet verecek, biraz direneyim de kazançlı çıkayım. (Çocuk)

Mesaj 3: Sen yeter ki ye bunun karşılığını veririm. (Anne)
Genelleme: Her şeyin bir karşılığı var, o zaman bunu her zaman kullanmalıyım. (Çocuk)

Genelleme Çıkarlarımı gözetmeliyim, her fırsatı değerlendirmeliyim. (Çocuk)

Unutmayalım ki çocuklarımız hep 3. yaşında kalmayacaklar. İlerleyen zamanda bu masum rüşvetler, önemsiz tavizler bizim için ciddi sorunlar ve tehlikeler oluşturacaktır.

Yemek yemeği rüşvet karşılığı yapan çocuğumuz aynı beklentiyi ders çalışmak için ya da başka şeyler içinde bekleyecektir. Bu durum, bu noktaya geldiğinde anne baba olarak hem çok zavallı, hem çok çaresiz hem de gerçekten zor durumda olacağız. Bunu engellemek bugünden takındığımız tavırla ilgilidir.

O halde nasıl davranmalıyız?
Öncelikle onun bir birey olduğunu kabul edelim. Örn: 6 yaşındaki Ece “ben acıkmadım” dedi. Peki kızım “acıktığında aynı yemeği ısıtırım” (Başka seçeneği olmadığını anladı.)Bu kabul ediş onun özsaygısının gelişmesine ve özgüvenin oluşmasına da katkı sağlayacaktır.

Gereksiz müdahalelerden kaçınalım. Hadi oğlum çabuk ye, dikkat et dökeceksin, doğru ye yemeğini” gibi. Bu müdahaleler çocuğun yapmakta olduğu eylemle ilgili olumsuz duygu ve düşünce geliştirmesine yol açacaktır. Çocuklarımız karşısında kararlı, ne istediğini bilen ve kendinden emin bir tavır sergilememiz halinde o, sınırın nereye kadar gideceğini hemen anlayacaktır. Dedim ya onlar bizim sandığımızdan çok daha gelişmiş ve akıllılar.

Biz ebeveyn olarak kararlı davranır ve tutarlı olursak yaşadığımız sorunlarda o kadar azalacaktır. Sorunsuz ve keyifli günler dileğiyle...

Copyright 2007 "AçıkDeniz Danışmanlık" Her hakkı saklıdır.
www.acikdenizdanismanlik.com bir Bora Doken tasarımıdır.