Çocuklarımıza sürekli akıl verip önerilerde
bulunuruz. “Şöyle yap, böyle yap, şunu deme” şeklinde,
ancak söylediklerimizin ne kadarında onlar için örnek
oluşturabiliyoruz.
Diyelim ki, çocuğumuzun düzenli olmasını
istiyoruz ve sürekli diyoruz ki “odanı topla, eşyalarını
etrafta bırakma, her şeyi yerli yerine koy” vs. Bunları
söylemek eğer ondan istediğimiz davranışı yapmıyorsak
son derece anlamsız. Anlamsız çünkü çocuk gördüğünden
etkilenir, duyduğundan değil. Düşünün ki siz elinize
geçirdiğinizi sağa sola gelişi güzel koyan bir insansınız
ve çocuğunuza diyorsunuz ki “eşyalarını etrafta bırakma,
her şeyi yerli yerine koy.” Bu anlamsız ve yanlış
değil de ne?
Çocuklarımız çok değişik yollarla öğrenirler. Bunlardan
biri de model alarak öğrenmedir. Bu yüzdendir ki yaptıklarımız
yani davranışlarımız model oluşturur, sözlerimiz değil.
Eğer çocuğumuz doğru davransın istiyorsak
önce ona biz örnek olmak zorundayız. 1 milyon kere
de söylesek istediğimiz sonucu alamayız.
Her zaman doğru örnek biz olmak durumunda
değiliz. Çevremizde örnek gösterilebilecek pek çok
kişi bulunabilir.
Ancak bu da dikkat edilip hassas davranılması
gereken bir durumdur. Örnek gösterilecek kişiyi doğrudan
sunarsak istediğimiz sonucu alamayacağımız gibi ters
bir tepkiyle de karşılaşabiliriz.
Düzgün ders çalışma alışkanlığı olan
arkadaşımızın çocuğu için, “Aferin bak sen de böyle
çalışsana, bir gün onun gibi çalıştığını görmedim”
dediğimizde her şey bitmiş olacaktır. Örnek göstermek
istediğimizde bunu dolaylı mesajlarla yapmalıyız.
Yalan söylemek kötüdür deyip, yalan söyleyen,
küfür etmek kötüdür deyip, küfür eden ebeveynler çocuklarına
örnek alamadıkları gibi tutarsızlığı modelletmiş oluyorlar.
Zannediyorum “Özü sözü bir olmak” deyimi
tüm anlatmak istediklerimiz için yeterlidir.
Keyifli,mutlu,çocuklarımızla ve yaşamla barışık günler
geçirmeniz dileğiyle..